<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940</id><updated>2011-11-27T15:19:04.199-08:00</updated><category term='anne'/><title type='text'>hayata aynadan bakmak..</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>18</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-3825668761670903768</id><published>2010-02-27T15:44:00.000-08:00</published><updated>2010-02-27T15:54:23.839-08:00</updated><title type='text'>insan imlası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/S4mwmSvH9mI/AAAAAAAAADs/Fq1IuSz_0p8/s1600-h/nokt.gif"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 136px; height: 174px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/S4mwmSvH9mI/AAAAAAAAADs/Fq1IuSz_0p8/s320/nokt.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5443075796564964962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ne de zordur insanı tamamıyla mutlu etmek. Tatmin olmaz soru sorma güdüsünü doyurabilmek, beklediği tepkileri verebilmek... Egoist benliğini kişilerden beklediği, aldığı tepkilerle,cevaplarla doyurur kişi. Nefes almayı, durmayı, bir süre susmayı, beklemeyi sevmez. Nokta, virgül, üç nokta hiçbir zaman değerli olmayacaktır insanoğlunun gözünde sürekli cevap bekleyen bozacı soru işareti ve dürten, irkilten şıracı ünlem kadar.&lt;br /&gt;Güzeldir noktada durmak, virgülde bir nefes almak, üç noktada karşıdakine düşünme payı vermek. Hayatınızı imlalayın efendim, mutsuzluk vermeyecektir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-3825668761670903768?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/3825668761670903768/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=3825668761670903768' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/3825668761670903768'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/3825668761670903768'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2010/02/insan-imlas.html' title='insan imlası'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/S4mwmSvH9mI/AAAAAAAAADs/Fq1IuSz_0p8/s72-c/nokt.gif' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-7144848236910779568</id><published>2010-02-25T14:48:00.000-08:00</published><updated>2010-02-26T10:48:45.612-08:00</updated><title type='text'>iyi niyet</title><content type='html'>Bizleri önemli kılan nedir? Kendi gözümüzde değil elbet, yaşamak zorunda olduğumuz toplumda bizi önemli, değerli, kabul görür kılan nedir? En genel tabirle niyet denebilir buna. Yani niyetlerimiz düşüncelerimizi, düşüncelerimiz tavırlarımızı, tavırlarımızsa insanların bize karşı tavırlarını belirler. Kabul görmek neden önemlidir? Neden kişi istemese de, çok da hevesli olmasa da bir şekilde itilir kabul görür olmaya?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kesinlikle gözlemlemişsinizdir, patavatsız tabir edilen ve fakat aslında tek problemi insanların ne düşüneceğini önemsemeyen, başkası için kendini tartma ihtiyacı duymayan insanların yanında genelde hep onları bir şekilde seven, onları bir şekilde sahiplenmiş veya onlara zorunlu (kan bağı gibi) kişiler vardır, ve bu patavatsız tabir edilen kişiler hep bu yan kişiler tarafından savunulmak, düzeltilmek, kendi adlarına özür dilenmek zorundadırlar. Bunları onlar istemez yanlarındaki kişiden, yandaki kişi kendisi yapar bunu. "Öyle demek istemedi aslında, ... bıdı bıdı... falan filan, sen onun kusuruna... bıdı bıdı." cümlelerinin her biri %90 oranında yalandır. Aslında Bay/an patavatsız tam da söylediği şeyi söylemek istemiştir ve söylemiştir de. Düzeltme ve özellikle de düzeltilmeyi istemez ama düzeltilir. Bunlar, şanslı patavatsızlardır. Umurlarında olmasa da kabul görmek, birileri onları kabul ettirir insanlara, biryerlere götürür zorla. İnsanlarla tanıştırıp, onu boğarlar. Onun mutlu olup olmaması önemli değildir, önemli olan kabul görmesidir, o ulu "yanındaki insan" sayesinde "insan içine" çıkmasıdır. tuhaf olan, gerçekten bu patavatsızlar, bir süre sonra bu halleriyle kabul görmeye başlarlar. Yanlarındaki insan da artık savunma durumundan, kabullenmişliği pekiştirme aşamasına geçer."Hahha bilirsiniz o böyledir."ler başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat, sevgili patavatsızımız için problem burda başlar. Birinin bacaklarının çarpık olduğunu söylemekten çekinmeyecektir yine, yine aptal olduğunu düşündüğü birinin aptal olduğunu yüzüne söylemeye devam edecektir fakat, artık fikirleri fikir değil, 'Her zamanki huysuz işte, canım benim, ihihih' olacaktır. Dünyanın en 'gerçek' gerçeğini de söylese artık farketmeyecektir. Krynn'deki bir cüceden daha fazla umursanmayacaktır 'huysuzluğu'.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her koşulda niyet sorgulayan insanlardanım ben. İnsanları yargılamak çok kolayken, en çok yapmadığımız şeyi, sorgulamayı yapmak taraftarıyım hep. Şimdi bu patavatsızın niyeti kötü değil, iyi de değil. Ne ezmeye çabalıyor karşısındakini, ne de gözüne girmek istiyor onu gereksizce överek. Sadece ve sadece düşündüğünü söylüyor, kime ne şekilde düşündüreceğini umursamadan. Karşısındaki kişi bunu hakaret olarak da algılayabilir, eleştiri olarak da. Hakaret olarak algılarsa, kötü niyetli olur sözü söyleyen, duyan için. Eleştiri olarak algılarsa da iyi niyetli olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasti olarak kötü niyet güden birine karşı iyi niyetli yaklaştıkça planlarını bozduğunuz hasebiyle onun kendi algısında kötü niyetli sayılmayacak mısınız? Ya da kasti olarak kötü niyet gütmenize rağmen yaptıklarınız hiç beklemediğiniz şekilde ilerleyip yarar sağlarsa birilerine, 'ne kadar da iyiniyetli' olmayacak mısınız? Niyetimiz karşımızdakinin çıkarlarına göre adlanıyorsa sadece, neden niyet güdüyoruz yok yere?&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/S4cJ_pKMT7I/AAAAAAAAADk/5_QJB15XshI/s1600-h/1849176_erdill022.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 400px; height: 222px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/S4cJ_pKMT7I/AAAAAAAAADk/5_QJB15XshI/s320/1849176_erdill022.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5442329663685545906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-7144848236910779568?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/7144848236910779568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=7144848236910779568' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/7144848236910779568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/7144848236910779568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2010/02/iyi-niyet.html' title='iyi niyet'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/S4cJ_pKMT7I/AAAAAAAAADk/5_QJB15XshI/s72-c/1849176_erdill022.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-6978014159738841226</id><published>2010-02-25T14:13:00.000-08:00</published><updated>2010-02-25T14:47:54.732-08:00</updated><title type='text'>twitter kime göre?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/S4b-D6HbVKI/AAAAAAAAADc/Qa6R0P3QRuo/s1600-h/twit.jpeg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 137px; height: 82px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/S4b-D6HbVKI/AAAAAAAAADc/Qa6R0P3QRuo/s320/twit.jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5442316542817293474" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;kullanıyor musunuz bilemiyorum. uzun süre "ne gerek var?" diyerek uzak durduğum twitterdan artık o kadar bahsedilir oldu ki ben de sonunda bir hesap açtım bir süre önce. "twitlemek" kavramıyla da tanışmış oldum sonunda. ama ufak bir sıkıntı var ki, o da benim bu siteyi gerçekten kullanamıyor olmam. ya da öyle sanmam. ya da tam olarak maksadı anlayamamış olmam. birkaç köşe yazarının takipçisi oldum, birkaç tanıdık tarafından takip edilir oldum ama, hala bilemiyorum bu site nasıl kullanılmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pek teknoloji insanı olmadığımdan çok acil ihtiyaç duyduğum bir bilgi falan yoksa eğer, telefondan internet hizmetini pek seyrek kullanıyorum. ve zannediyorum ki sağlam "twitçiler" büyük oranda bu twitleri mobil olarak gerçekleştiriyorlar, çünkü her an yaptıkları aktiviteleri takip etme şansı(!) bulabiliyoruz. kimin hangi galadan döndüğünü, efendim hangi kahveyi ne kadar beğendiğini, kime kızdığını bilebiliyoruz bu sayede. tabii ki pek aktif olan, topluluklar yöneten arkadaşların aktivitelerini öğrenmemiz güzel. ama sanıyorum ben ayda bir yazdığım twitlerimle doğru bir kullanıcı değilim sanırım:) bu durumda bana söylenebilecek en güzel şey, "yapma demiyorum, hobi olarak yine yap." olabilir:) takipteyim efenim, twitter'a okuyucu olarak devam etmekteyim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-6978014159738841226?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/6978014159738841226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=6978014159738841226' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/6978014159738841226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/6978014159738841226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2010/02/twitter-kime-gore.html' title='twitter kime göre?'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/S4b-D6HbVKI/AAAAAAAAADc/Qa6R0P3QRuo/s72-c/twit.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-3245522672209257375</id><published>2010-02-15T06:36:00.000-08:00</published><updated>2010-02-15T06:51:56.615-08:00</updated><title type='text'>yine,yeniden</title><content type='html'>Boşvermişim gibi görünmesine rağmen sadece kendimle birlikte dinlenmeye aldığım bloguma tekrar dönüş yapmış bulunuyorum dostlar. Bu geçen sürede, aşktan kıvranıp, çok üzülüp, çok sevinip, içip, dağıtıp, kavga edip, sevip, ağlayıp, kahkaha atıp, susup, konuşup, çıldırıp, dinmiş bulunuyorum. Ah! Unutmadan bir de mezun olmuş bulunuyorum ki, apayrı bir sarsıntı sebebi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Efendim, pek büyük kararlar alıp, pek büyük dertlenip, pek büyük sevindim bir süredir. Aldığım kararlar "Dur bakayım şu konuda ne yapacağıma da bir karar vereyim." diyerek verilmediğinden dolayıdır ki, uygulamasında herhangi bir sıkıntı çekme veya özen gösterme gereği gerektirmedi, ve fakat elbet kendi içinde milatlaştırdı bir şeyleri. Çok güzel şeyler uğruna yenilip, ne güzel ki gocunmadım. Heyhat! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   İnsan kaybetmedim bu sürede hiç, yanlış anlaşılmadım da ilginç bir şekilde. Eski, yerleri belli insanları özledim, gördüm, güldüm onlarla. Yeni insanlar tanıyıp, hayatıma sokup, hayatlarına girdim. Yeni yerler açtım, yeni yerler açmamı hakedecek insanlar geldi hayatıma. Çok büyük bir aşkla bağlanmış bir insan gördüm, onu gördükçe aşka inandım, maşuğunu gördükçe zaafa... Ne güzel şeyler gördüm, ne güzel şeyler yaşadım ve ne güzel döndüm anlatamam... Hoşbuldum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-3245522672209257375?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/3245522672209257375/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=3245522672209257375' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/3245522672209257375'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/3245522672209257375'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2010/02/yineyeniden.html' title='yine,yeniden'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-4786790818240582915</id><published>2009-08-20T06:04:00.000-07:00</published><updated>2009-08-20T06:17:10.153-07:00</updated><title type='text'>yitiğim son günlerde</title><content type='html'>İnsan çok dardır aslında. Hissettikçe büyür, şişer. Sevdikçe, nefret ettikçe, kızdıkça... Büyüyorum sürekli, o kadar büyüyorum ki... Kayboluyorum kendi içimde. Düşündüklerimin bazısını unutup unutup tekrar karşılaşıyorum dehlizlerimde. Tekrar düşünüyorum, tekrar bulduğum kenara koyup devam ediyorum yola. Yine kayboluyorum, yine, yine, yine.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-4786790818240582915?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/4786790818240582915/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=4786790818240582915' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/4786790818240582915'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/4786790818240582915'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2009/08/yitigim-son-gunlerde.html' title='yitiğim son günlerde'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-2946103436997052102</id><published>2009-08-20T00:36:00.000-07:00</published><updated>2009-08-20T01:07:29.750-07:00</updated><title type='text'>bu seferki benim hikayem...</title><content type='html'>bu blogdaki tek yazının dışında diğer tüm yazılar gözlemlerden çıkmış, görülen yaşanmışlıklardan yola çıkılarak hissedilebilecekler üstüne yazılmış yazılardı. başkalarının olası duyguları, nefretleri, sevgileri vs. ben pek açığa çıkarmam mutsuzluklarımı, üzüntülerimi, kabullenemediğim güçsüzlüklerimi. kalbimin en güzel yerinde oturan bir arkadaşımın hakkımda söylediğine göre, 'her savrulan gemiye her nasılsa liman olmayı bilmiş fakat savrulduğum görülmemiş'tir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savruluyorum dostlar, kendi içimin tüm duvarlarına vuruyor içimdeki fırtına beni. fırtınanın getirdiği kuraklık sabahları boğaz kuruluğu ve öksürükle sarsıyor bedenimin mahmurluğunu. çatlıyor içimin toprakları susuzluktan. çöl rüzgarları esiyor üstümden. geceleri kurtlar iniyor yüreğimin en zayıf yerlerine. acıyor içim öldürürcesine. zamanın daha çabuk geçmesini, ölümün daha çabuk gelmesi için istetircesine hatta bazen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilsin istemem kimse acımı, yutarım boğazımda kalsa da. Su içerim üstüne, fiziksel bir boğazda kalmışlık sanılsın diye. Sigara içmek kapatır bazı gözyaşlarını, dumanın bahanesiyle. Günde 2 pakete malolur, o ayrı. Ama bilinmez. Çok nadir farkedilir, bir bahaneyle savuşturulur farkeden. Sebebi samimiyetsizlikten değil, samimiyettendir. Ben kimsenin yüreğini dağlamam kendi üzüntümle. Karşımdaki de benle ağlasın istemem, onun kahkahaları benim acımı perdelesin isterim. O yüzden tek bir taş çatlatabilirse de içimin vitrinini aslında, duygusuz damgasının vurulması bir o kadar da kolaydır. Halbuki bu söz, vitrinime atılmış bir taşın oluşturacağı çatlaktan daha çok su sızdırır dışarı. Sızıntıyı kimse farketmez, üstüne örterim birşeyler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun süredir yanıyorum kendimce, kendi içimde. Bir karar verdim hayatımla ilgili. Hayatımın en kararlı kararını. Ve küllerimden doğamam, tamamen yanmadan...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-2946103436997052102?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/2946103436997052102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=2946103436997052102' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/2946103436997052102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/2946103436997052102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2009/08/bu-seferki-benim-hikayem.html' title='bu seferki benim hikayem...'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-215155301960719229</id><published>2009-07-22T08:36:00.000-07:00</published><updated>2009-07-22T08:46:29.703-07:00</updated><title type='text'>uzun bir aradan sonra.</title><content type='html'>merhaba ey okur,&lt;br /&gt;yazlık hayatının teknolojiden çok uzak huzurlu monotonluğuna kaptırmış gidiyorken vicdanın en azından iş başvurularının cevaplarına olsun bakmam için Erdek sahillerinden sokaklarına sürükledi beni bir internet cafe bulmak için. ilginçtir, insanın iş denebilecek işleri olmadığında daha meşgul olması gerçeği şu an benim için de geçerli tabii:) normalin üstünde uyku saatleri, sahil, deniz kenarı gereği alkol falan derken elbette(!) ki şu an da pek az zamanım var. fakat akılda birikenler, yazılması farz olanlar birikiyor da birikiyor kağıtlarda, orda burda. en yakın zamanda tekrar görüşmek üzere herkesi içtenlikle selamlar, sevgilerimi iletmeyi borç bilirim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-215155301960719229?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/215155301960719229/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=215155301960719229' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/215155301960719229'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/215155301960719229'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2009/07/uzun-bir-aradan-sonra.html' title='uzun bir aradan sonra.'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-1527025445886001765</id><published>2009-04-07T11:52:00.000-07:00</published><updated>2009-04-07T12:19:36.249-07:00</updated><title type='text'>olmuş mu?</title><content type='html'>Aşkı tanımlamak her zaman öncelikli çabalarından oldu insanoğlunun. Şiirler, kitaplar, tartışmalarla hep olduğu varsayılan kimyası çözülmeye çalışıldı aşkın. İnsana lutfedilen en büyük erdem, akıl yani, nedense hiç üstün gelemedi ezeli rakibine karşı. İnsanlar vazgeçilmez denen şeylerden vazgeçti, yapılmaz denen şeyleri yaptı, söylenmez denen şeyleri söyledi aşk için, aşka ulaşmak için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve dünyadaki en zıt iki kutup, kadın ve erkek, bir tek aşk paydasında birleştiğinde tümdü, bütündü. Ne erkek ne kadın anlatabildi kendini, ne de diğeri anlayabildi. Dili kuvvetli her insanoğlu herkese anlatmaya çalıştı aşktan anladığını. Yılmaz Erdoğan da bakmış bir açıdan ve paylaşmış bizimle. Bakalım, olmuş mu:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SdulABjamxI/AAAAAAAAAC0/gYr8JtabHGI/s1600-h/y%C4%B1ler.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5322028804503935762" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 175px; CURSOR: hand; HEIGHT: 173px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SdulABjamxI/AAAAAAAAAC0/gYr8JtabHGI/s320/y%C4%B1ler.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;"Başından büyük bir aşk geçmemiş her kadın için bu bir eksikliktir; başından büyük bir aşk geçmiş her erkek için ise bu bir fazlalıktır.Erkeğin hayatında belki bir aşka yer vardır.Kadının ise aşkında belki bir hayata...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler deli gibi aşık olurlar, zamanla akıllanırlar. Kadınlar ise Akıllı gibi aşık olurlar, zamanla delilirler. Aşk, kadını ve erkeği farklı etkiler. Aşık olan kadının gözünde başka hiçbir şeyin değeri kalmaz. Aşık olan erkeğin gözünde ise her şey yeniden değerlenir. Çünkü aşık kadın "nasıl olsa bitecek" sezgisi ile hareket eder. Aşık erkek ise "nasıl olsa sonsuza dek sürecek" yanılgısıyla... Aşık kadınlar bu yüzden hep endişeli ve huzursuzdurlar; aşık erkekler melekler gibi dingin ve aptallar gibi bön. Aşık olmak erkeğe yakışır. Kadına asla. Kadına yakışan sadece aşktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşksız bir erkek kendini kölesiz bir efendi gibi hisseder, aşksız bir kadın ise efendisiz bir köle. Kadın Ne İster? Ne mi ister? Hepsini ister. Ve aynı anda. Peki erkekler ne ister? Hem sevgili karıları hem de haremleri olsun isterler. Peki neden korkarlar? Hem karısız hem de haremsiz kalmaktan korkarlar. Kadın erkeğinin kendisine kul köle olmasını ister; olunca da ondan nefret eder. Erkek ise kadının kendisine köle olmasını istemez; olunca da onu sever. Bir erkek kadından bıktığı için onu terk eder; bir kadın ise erkeğinden sıkıldığı için. Arada çok önemli bir fark var. Bir erkek doyduğu için kadınından bıkar. Bir kadın ise doyamadığı için erkeğinden sıkılır. Erkek kadının fiziksel görüntüsüyle; kadın ise erkeğin şehvetiyle tahrik olur.Onun için kadınlar karşılarındakini anlarlar; erkekler ise sadece görünen dünyayı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın terk edildiği ve aldatıldığı zamanlarda, bir de boşanırken hiç tereddüt etmez. Kararlı, şuurlu ve son derece akıllı biçimde bütün strateji ve nokta hücumu taktikleriyle delirir.Delilik, kadınların aklıdır. Ve sadece bu özellikleri bile, onların erkeklerden daha üstün kabul edilmeleri için yeterli bir sebeptir. Kadınlar, sezgileriyle her şeyi bilirler.Erkekler ise akıllarıyla hiçbir şeyi bilemezler. Kadınlar her şeyi görürler. Göremediklerini duyarlar. Duyamadıklarını ise sezerler. Dişilik yalnız algı kapılarını değil,bütün telepati, sezgi, altıncı his ve üçüncü göz kapılarını açan LSD, Mescaline, Psilosibin kadar güçlü bir iksirdir. Kadınların sezgileri o kadar olağanüstüdür ki, onları erkeklerden çok daha üstün saymamak için hiçbir neden yok.Sezgi de neymiş mi dediniz? Aklın eli, kolu, gözü,kulağı ve burnudur. Aklın dürbünü, pusulası ve radarıdır.Şahini ve tazısıdır. Kapanı, tuzağı ve oltasıdır. Sezgi en kurnaz avcıdır. Sezgi olmasa ne bilim ne felsefe ne sanat olurdu. Akıl mı? Akıl sezginin uşağıdır. O kadar.. Sezgileri yerine bilgileri ile hareket eden bilgiç kadınlar kadar itici yaratıklar düşünemem. Akıllıları ve kültürlüleri ise itici değillerdir ama sıkıcı olurlar çoğu zaman. Kadına en çok yaraşan ne akıl, ne bilgi, ne de kültürdür. İnce ve şuh bir zekadır... "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılmaz ERDOĞAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-1527025445886001765?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/1527025445886001765/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=1527025445886001765' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/1527025445886001765'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/1527025445886001765'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2009/04/olmus-mu.html' title='olmuş mu?'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SdulABjamxI/AAAAAAAAAC0/gYr8JtabHGI/s72-c/y%C4%B1ler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-8170522327546282576</id><published>2009-03-27T09:25:00.000-07:00</published><updated>2009-03-27T09:59:09.048-07:00</updated><title type='text'>Güneşe Döndüm Yüzümü</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/Sc0FvJ72bPI/AAAAAAAAACk/Hj4LX_6d4VA/s1600-h/gece.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317913042673364210" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 239px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/Sc0FvJ72bPI/AAAAAAAAACk/Hj4LX_6d4VA/s320/gece.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ne zamandır görmüyordun güneşi acaba? Kendine söylediğin kaç yalanla perdelendi gün? İnandırdıkların, inandıkların ne zamandır örüyor ağlarını gözlerine, sesine, yüreğine? Güneşin her gün doğduğunu bile bile neden gecelere sığındın ki? Gecenin sessizliğini huzur sanıp, günün neşesini hiçe mi saydın? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Geceleri yaşamanın güzelliğini, gece yaşamayla karıştırmamak lazım. Geceleri yaşayanlar, bilirler ki gündüz var. Ama çok uzun süre medet umarsan geceden, gece artık sen olursun. Artık sen, karanlık olursun. Karanlık seni nüfusuna geçirir artık. Gecenin yarenliği, gecenin kendi yalnızlığından gelir. Gece muhtaçtır senin ona karşı olan muhtaçlığına. Kendine yaklaşana açar kollarını, çünkü aslında onun ihtiyacı vardır sana. İnandırır seni onun cazibesine. Gözlerini acıtmaz, yüreğini yormaz. Acelelere garketmez seni gece. Uyuşukluğun karıncalı haliyle sarmalar seni. Rahatlığın en fiziksel boyutunu sunar önüne gümüş tepside. Yavaş yavaş zehirler kanını. Bağımlılığın en üst düzeyini yaşamaya başlarsın. Artık sen geceye, gece sana mahkumdur. Alışveriş saatlerle olur. Gün doğmadan biter mesai ve günün batışıyla açılır kapılar. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gece yalnız da hissettirmez hiç. Değişik saatlerde değişik 'sen'ler diz çöker karşına. Anlatırsın, dinlerler. Yargılamaz, sorgulamaz, gülümserler sadece. Sonsuz bir huzurla, almadığın tepkilerin haklılığıyla bitirirsin gününü henüz gün yeni uyanırken. Ve bir gün farkedersin. Aslında yalnızsındır. Seni dinleyen onlarca 'sen', sen oldukları için dinlerler seni. Aslında karanlığın içini boyamaya başladığı zifir, boğazında tat bırakmaya başlamıştır artık ve sen yudum yudum geceyi içmektesindir. Gecenin isli kokusu, asfaltlarda gezinen kapkara senlere dönüşmüştür nihayet. Artık öldürmen gereken birçok 'sen' ve 'senlik' cirit atmaktadır şehrin sokaklarında. Senin yokluğunla beslenip, kanından içerler. En sevdiğin renkleri de göremezsin artık; önünde açan bir menekşe de siyahtır, renklerine kapılıp aldığın kalemler de. Su gridir, ellerin soluk.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Güneş her gün doğmakta herkesin yüreğine bakarak. Isıtmakta günleri gecenin soğukkanlı duruşuna efelik ederce. Gece, gündüzün üstüne ne de güzel basıyor günü yaşadıktan sonra. Artık gece sadece günü dinlendirmek için var. Gün yeniden gücünü toplasın diye. Güneşini bulmuş herkese selam olsun, bir başka güneşin müdaviminden...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-8170522327546282576?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/8170522327546282576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=8170522327546282576' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/8170522327546282576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/8170522327546282576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2009/03/gunese-dondum-yuzumu.html' title='Güneşe Döndüm Yüzümü'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/Sc0FvJ72bPI/AAAAAAAAACk/Hj4LX_6d4VA/s72-c/gece.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-6384973775661948035</id><published>2009-02-27T05:59:00.001-08:00</published><updated>2009-02-27T05:59:55.265-08:00</updated><title type='text'>olmadı..</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/Safx1RCbNdI/AAAAAAAAACc/wUzyTbUxxSI/s1600-h/blog+i%C3%A7in.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5307476583288354258" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 269px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/Safx1RCbNdI/AAAAAAAAACc/wUzyTbUxxSI/s320/blog+i%C3%A7in.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Olamıyor bazı şeylersiz. Hayat yürüyemiyor zamanla aynı anda. Ya geri kalıyor ya fazla kaçıyor kantarın topuzu işte. Zaman hayatı arıyor hep yaşanmışlıklar yığınında, hayatsa zaman yanında yürüyormuş gibi devam ediyor yaşanmaya.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bazen diyoruz ki "Bu kadar zamanda bunlar nasıl yaşanabildi?" ya da "Onca zamana rağmen nasıl hiç birşey yaşanmayabildi?". Hayatından eksilen bir kilometre taşıysa eğer, artık yürüdüklerini niteleyebilecek birşey kalmıyor hayatında, yürüyorsun yürüyorsun. Ne kadar yürüdün? Nerden başladın? Nerelerden geçtin? Ne kadardır yürüyorsun ya da? Doyma hissi barındırmadan yemek gibi. Çok acı. Sonu. Sonucu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ben gördüm zamanı. Bir köşeyi dönüyordu arkamdaki. Önüne geçtiğimi farketmemiştim. Ya da kalabalıktı, gözümden kaçtı yanından geçerken. Şimdi bu yığın içinde onun bana yetişmesini, bir yerlerde düşüp kalmamasını umarak bekliyorum. Omzuma çarpıyorlar, ayağımı ezip geçiyorlar bazen. Haklılar ama. Çok aceleleri var. Gitmeleri, yetişmeleri gerek. Kendilerine. Kendi zamanlarına. Onların zamanı onlardan önde olsa gerek. Gitsinler. Yetişsinler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sense yetiş bana. Zamanım. Sensiz herşey belirsiz oluyor çünkü. Yaptıklarımı, yaşadıklarımı ne kadardır yaşıyorum bilmiyorum. Takvimlere bakılırsa bayağı olmuş. Günler, aylar olmuş. Birçok. Ama ben zaten kendi zamanımı bekliyorum. Bir taraftan yol hazırlığı yapıyorum. Hoşgeldin hazırlığı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-6384973775661948035?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/6384973775661948035/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=6384973775661948035' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/6384973775661948035'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/6384973775661948035'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2009/02/olmad.html' title='olmadı..'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/Safx1RCbNdI/AAAAAAAAACc/wUzyTbUxxSI/s72-c/blog+i%C3%A7in.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-6276270858763376111</id><published>2009-02-14T07:32:00.000-08:00</published><updated>2009-02-14T07:43:59.473-08:00</updated><title type='text'>giderken...</title><content type='html'>giderken birçok şey bırakır insan arkasında, birçok insan... "gidiyorsun" derken arkada bıraktıkların, "geliyor" der gittiklerin. gidiyorum bugün, saatler sonra. hem bir şehirden geçici bir süreliğine, hem bazı hayatlardan yine geçici bir süreliğine ve birkaç hayattan kalıcı şekilde. beni temizleyecek, yeniden var edecek, eksiklerimi tamamlayacak şehire. benim şehrime, benim olanların şehrine. benim küçük, güzel, huzurlu şehrime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;giderken bıraktığım birçok insan var arkamda, değerli olan, yeri doldurulmaz olan, hep olan, hep olacak olan, olup da olmayan, olmayıp da olan, olsa da farketmeyen, olmadığında yerle bir eden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyelik ekini isimlerinin sonlarına koyduğumda  alınmayacak olan insanlar bırakıyorum. iremim iyi bak odama ve sana bıraktığım bana, emrem bütün hatalarımıza, tek bakışta anlamalarımıza, sedam mutlu olabileceğin herşeye ve ortak kahkahalarımıza, botanım burdan bize dair götürdüğün herşeye... ve kendinize... iyi bakın... ve geliyorum sahram, ruhum, yarım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-6276270858763376111?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/6276270858763376111/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=6276270858763376111' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/6276270858763376111'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/6276270858763376111'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2009/02/giderken.html' title='giderken...'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-7118508745508673381</id><published>2009-01-25T06:03:00.000-08:00</published><updated>2009-01-25T06:37:08.024-08:00</updated><title type='text'>Vurun Zamana</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SXx4z7r_CpI/AAAAAAAAACM/WzlJV7bwT4M/s1600-h/Birakma_Beni.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295240095471700626" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 469px; CURSOR: hand; HEIGHT: 245px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SXx4z7r_CpI/AAAAAAAAACM/WzlJV7bwT4M/s320/Birakma_Beni.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;'Biz' oradaydı. Sen de ben de başka yerlerdeyken. Zaman ayrı ayrı akıyordu herkese elbet. Farklı zamanlarda, farlı yerlerde aynı ana yaraşmayacak şeyler yaşatıyordu hep. Zamana ikiyüzlü demek bile alamıyordu insanların içindeki nefreti, mamafih, haketmişti de bunu. Herkese birçok farklı yüzünü göstermişti hep, oyunlar oynamıştı ve bir gün unutmuştu işte kime ne söylediğini. Artık insanlar konuşuyor, konuşuyor, konuşuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Biz' bekliyordu zamanının gelmesini, geldiği zaman farkedeceğini düşünerek. Zamanı tanımıyordu çünkü. Zamanın huyuydu ama bu, kılık değiştirip, omzuna değip geçip, daha sonrasında da "Geçtim." diyordu, "Kaçırdın.". Aslında olmayı en çok hakedendi 'biz'...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-7118508745508673381?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/7118508745508673381/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=7118508745508673381' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/7118508745508673381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/7118508745508673381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2009/01/vurun-zamana.html' title='Vurun Zamana'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SXx4z7r_CpI/AAAAAAAAACM/WzlJV7bwT4M/s72-c/Birakma_Beni.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-1158234677066641744</id><published>2009-01-07T18:54:00.001-08:00</published><updated>2009-02-22T15:22:39.279-08:00</updated><title type='text'>Yarım Yarın</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SWVrPR1HTvI/AAAAAAAAAB0/Xhp53lDr8QQ/s1600-h/yar%C4%B1n,saat.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288751247644905202" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 185px; CURSOR: hand; HEIGHT: 263px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SWVrPR1HTvI/AAAAAAAAAB0/Xhp53lDr8QQ/s320/yar%C4%B1n,saat.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yarım yarını beklemekte günler, saatlerdir tümlenmek, ben olmak, tam olmak, bütün olmak için ve akrep yelkovan ilişkisi gün geçtikçe olduğundan daha monoton gelmekte sinir bozucu bir şekilde. Yarının yarını getirme olasılığıysa akla geldikçe titretmekte sözcükleri, kıskandırmakta özlem kelimesinin hissettirmeyi görev edindiği o duyguyu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın yarıma kavuştuğunda belirtili olacak tüm tamlamalar, gerçekten şaşırtacak ünlemler ve beklemenin bir anlamı olacak üç noktada. Sorular gerçekten soru olacak, cevaplar gerçekten cevap. Ben, gerçekten ben olacağım, ve sen gerçekten, gerçekte sen olacaksın. Gerçek olacaksın. Sen olacaksın. Akacağız. Attığım her kulaç sana çarpacak, dalga olup beni alacak. Girdap alıp atacak bizi en kırmızının ortasına. Yüzeceğiz kırmızının en derinine. Sen benim damarlarımda akacaksın, bense gezineceğim saçlarında. Acıkacağız, vuslat süreceğiz ekmeğimize, birbirimizi içeceğiz bir daha susamayacağımızı düşündürünceye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarım, yarına yarın kadar yakın...Yarın, yarıma nefes kadar yakın...Dünse yarından daha olası pratikte. Yarın yokken ben olmayacağım. Gerçek olacağımız gün açılacak göğün kapıları. Günaydın ve iyi geceler tüm hayatım... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-1158234677066641744?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/1158234677066641744/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=1158234677066641744' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/1158234677066641744'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/1158234677066641744'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2009/01/yarm-yarn.html' title='Yarım Yarın'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SWVrPR1HTvI/AAAAAAAAAB0/Xhp53lDr8QQ/s72-c/yar%C4%B1n,saat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-1420727257838047280</id><published>2008-12-27T14:32:00.000-08:00</published><updated>2008-12-27T18:35:44.661-08:00</updated><title type='text'>olasılık...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SVaxJ1YolAI/AAAAAAAAABk/1CjoQQuIMH0/s1600-h/soru+i%C5%9F..bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284605995273196546" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 175px; CURSOR: hand; HEIGHT: 213px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SVaxJ1YolAI/AAAAAAAAABk/1CjoQQuIMH0/s400/soru+i%C5%9F..bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Her olgunun olmak veya olmamak için en düşüğünden en yükseğine kadar bir olasılığı vardır. Bu olasılıkların bilinçaltındaki görünürlüğü veya görünmezliği olasılığın değerini düşürmez veya yükseltmez. Herkes, umudu olsun veya olmasın, bu olasılığı görmezden gelsin veya gelmesin, bu olasılığın getirdiği şüpheyi taşımak zorundadır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Genel kabul görmüş her kaide, her olgunun içinde bulundurduğu bu olasılığı bulundurduğundan, aslında her kaide iflah olmaz bir şüpheyi barındırmak zorundadır, yine göz ardı edilse de edilmese de. Şüphesiz addedilen her şeyin ardında en düşük değerde de olsa bir olasılık bulunur, dolayısıyla kesinlik, insan bilincinin "inanmak istediği" bir şeyden daha öteye gidemeyen, "inanılmak isteneni" "inanılır" kılan bir terimde sıkışıp kalmaya mahkum olur, ve soru kelimelerinin en şanslısı kabul edilebilecek olanı "Acaba?" her şartta cevap bulabilecek tek mucizevi kelime olarak kabul edilebilir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İçinizdeki soru işareti ölmesin, sorularınız ölürse, ruhunuz da ölür. Vesselam...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-1420727257838047280?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/1420727257838047280/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=1420727257838047280' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/1420727257838047280'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/1420727257838047280'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2008/12/olaslk.html' title='olasılık...'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SVaxJ1YolAI/AAAAAAAAABk/1CjoQQuIMH0/s72-c/soru+i%C5%9F..bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-5302596778028858279</id><published>2008-11-19T15:05:00.000-08:00</published><updated>2009-02-25T03:54:34.087-08:00</updated><title type='text'>kek</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SVamQ_3vk9I/AAAAAAAAABE/ljgAGg1U3o0/s1600-h/cake.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284594023719211986" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SVamQ_3vk9I/AAAAAAAAABE/ljgAGg1U3o0/s400/cake.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kabarmıyordu kek, onca uğraşa, onca kabartma tozuna rağmen. Gazetelerden, dergilerden kesilen, televizyon programlarından alınan tarifler, telefonun altındaki 1986 ece ajandasında kalmaya mahkumdu. Suyundan da değil, biliyorum... Yok yok un da bayat değil... Hayırlısı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam vazgeçmeye başlamıştım ki artık, geliverdin. Evde kabartma tozu bitmişti, karbonat koyduk oldu... Hiç aklıma gelmemişti portakal kabuğu rendesi! Nerden çıkardın bilmem ama güzel oldu. Pudra şekeri mi? Bilmem, vardı galiba bir yerlerde, kullanmadım bayağıdır. A! Var var. Hindistan cevizi, pasta süsü, antep fıstığı. Olmaz mı? Kabarmasını umduğum her kek için almıştım. Eee? Hepsiyle mi süsleyeceğiz bunu? Tamam peki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çikolata sosu da koyalım mı? Oburluğum mu üstümde nedir? Bence de olur, neden olmasın. Tamam, hadi süsleyelim, hepsinden koyalım. Sanırım çok heyecanlıyım, üstümüz başımız pudra şekeri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tadı belki de güzel olmaz. Olsun ama bizim kekimiz, kabardı hem. Çok şey mi koyduk üstüne ki? Ama hepsi yakıştı birbirine. Bence. Çok mu renkli oldu ki? E daha iyi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen gelmeden önce her harfin bir sesi, her kelimenin karşıladığı bir kavram vardı. Vardı olmasına da, kelimeleri yan yana yazar yazar silerdim. E olmuyordu cümleler, uymuyordu kelimeler.Hepsi defterlerin arasında, çekmecelerin diplerinde kalmaya mahkumdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra senle olur olmadık yerlere virgüller, üç noktalar koyduk, renkli kalemlerle yazdık günleri. Üstümüz başımız ünlem... Cümleleri belki de anlamazlar. Olsun ama bizim cümlelerimiz, yakıştı hem. Çok mu renkli oldu ki? E daha iyi :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-5302596778028858279?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/5302596778028858279/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=5302596778028858279' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/5302596778028858279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/5302596778028858279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2008/11/kek.html' title='kek'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SVamQ_3vk9I/AAAAAAAAABE/ljgAGg1U3o0/s72-c/cake.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-5103883805537727332</id><published>2008-11-17T15:25:00.000-08:00</published><updated>2008-11-17T15:31:42.317-08:00</updated><title type='text'>zaman kendi içine saklanmış</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SSH-mCER6RI/AAAAAAAAAA0/J8gi_ERGzBk/s1600-h/not.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269772968343496978" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 219px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SSH-mCER6RI/AAAAAAAAAA0/J8gi_ERGzBk/s320/not.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bi koşuşturmaca, bi nefes nefeselik herkesin ayağına dolanmış, koşuşturdukça dolanmış, dolandıkça düğüm olmuş, düğüm oldukça esir eder olmuş insanları kendi telaşesine..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Halbuki bu kadar zor değil hayat aslında biz zorlaştırmasak. Çünkü hayat biraz kinci, sen onu zora sokarsan o seni daha fena zora sokuyor. Hayat hiç alacaklı kapatmaz muhasebe defterini çünkü. Rahattır, edepsizdir biraz, ama sen onu seversen o da kıllık yapmaz hani.Maço bir aşk yaşayamazsın hayatla, rahat bırakmak lazım, onun getirdiğini yiyip içmek, onu yargılamamak, ve fakat getirdiğini beğenmediysek yememek değil, bi sonraki sipariş için eline daha çok para vermek lazım. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Herkes, bi yerlerde bi şekilde mutlu olur, az olur, çok olur, ama olur. İlla ki olur. Ama eğer hayata vermediysen bişeyler, hayat sana asgari maaş verir. Sırf sana bişeyler vermek zorunda olduğu için verir. Bu yüzden her sabah dolmuş beklerken karşılaştığın kızın verdiği selam, işyerinde yan masanı işgal eden, sana karşı olan hislerine, çöp kovasının sana olan hislerine inandığın kadar inandığın herifin selamından daha değerlidir. Hayat sana maaş olarak bu herifi, prim olarak da dolmuş durağındaki kızı verir. Sen de onun bu histerik hallerine güler güler geçersin. Geçmezsen hayat darılmaz, gücenmez, gerilmez, daralmaz, "yazık bu kadar üstüne gitmeyeyim" demez. "Sonunda isyan etti, bi kova ilaç içip intihar edermiş gibi yaptı , yüreğimi dağladı, artık çektiği acılara son" da demez. "Bak hiç gıkı çıkıyo mu yaptım ettim bana mısın demedi. Maşallah kırdı poposunu oturdu, etliye sütlüye karışmadı, artık mükafat zamanı" hiç demez. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Uyuz komşu çocuğu gibidir, oyuncaklarını senle paylaşmaz, ama seninkileri kırar. Her defasında söz vermiş olsan da kendine bu sefer ona kanmamak için, yine kanar gidersin, ya dizin yarılmış gelirsin, ya da toza toprağa bulanmış. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Meret öle estetikle falan da değiştirilmez memnun değilsin diye. Senledir, sendedir, sendir istesen de istemesen de. Ve bir gün kabullenirsin bu gerçeği, er ya da geç. Ve bu farkediş ne kadar erken olursa kişinin selameti için o kadar iyidir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ve bu yüzden, hoşgeldin hayat bir kez daha. Her sabah sana uyanmak güzel, benimle olman,bende olman, ben olman güzel. Evet maaş+prim bana uygun. Yol parasını düşünme düşe kalka gideriz beraber...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-5103883805537727332?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/5103883805537727332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=5103883805537727332' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/5103883805537727332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/5103883805537727332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2008/11/zaman-kendi-iine-saklanm.html' title='zaman kendi içine saklanmış'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SSH-mCER6RI/AAAAAAAAAA0/J8gi_ERGzBk/s72-c/not.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-24694714307127120</id><published>2008-11-10T13:49:00.000-08:00</published><updated>2009-01-07T18:59:08.738-08:00</updated><title type='text'>....</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SRiwCcTj5GI/AAAAAAAAAAo/Q1SuMf9_QsM/s1600-h/yaln%C4%B1zl%C4%B1k.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267153320214258786" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 218px; CURSOR: hand; HEIGHT: 288px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SRiwCcTj5GI/AAAAAAAAAAo/Q1SuMf9_QsM/s320/yaln%C4%B1zl%C4%B1k.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Temiz olduğunu düşündüğün kadar temizsindir.Bu yüzden insanların attığı çamurlar seni kirletmez.Su sızdırmazlığın atılan taşların yarattığı çatlaklarla değil,senin dışarı çıkma çabalarıla doğru orantılıdır.Ve gerçek olan, içine akıttığın gözyaşlarındır.Kaç paket kağıt mendil tükettiğin değil, kurusun diye astığın ruhunu kaç sabah gün ağarmadan meraklı gözlerden kaçırarak balkondaki ipten aldığın önemlidir.Kime nefretini ne kadar kustuğun değil, benliğinin avuçlarını kaç kez kanattığın önemlidir tırnaklarınla.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu yüzden önemlidir ruhunu, içindeki çocuğu gaddar bir babadan saklar gibi korumak...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-24694714307127120?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/24694714307127120/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=24694714307127120' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/24694714307127120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/24694714307127120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2008/11/blog-post.html' title='....'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SRiwCcTj5GI/AAAAAAAAAAo/Q1SuMf9_QsM/s72-c/yaln%C4%B1zl%C4%B1k.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-754045152783353940.post-3578079726296935858</id><published>2008-11-01T15:19:00.000-07:00</published><updated>2008-11-01T15:29:34.924-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anne'/><title type='text'>el sallamak bir eylem olmaktan çıktığında..</title><content type='html'>Bir şehirden gitmekle birinden gitmek arasındaki farkı elinin rüzgarıyla itmek düşüncenden...O şehrin aslında onu çok sevdiğini, kaldığı evin duvarlarınınsa artık sadece tuğla ve çimentodan ibaretmiş gibi görünmesinin sebebininse aslında sadece tuğla ve çimentodan yapılmış olması gerçeğinden kaynaklanmadığını, artık mutfaktan gelen kokunun aynı notaları barındırmayacak olmasını anlatmak istemek, sonra anlatsan da farketmeyeceğini farketmek...&lt;br /&gt;O otobüsün camından, sen de dışardan el sallarken, aslında her sallayışta birbirinin gözyaşını silmek...&lt;br /&gt;Güle güle git anne,seni çok seviyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/754045152783353940-3578079726296935858?l=valleyofmerbe.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/feeds/3578079726296935858/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=754045152783353940&amp;postID=3578079726296935858' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/3578079726296935858'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/754045152783353940/posts/default/3578079726296935858'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://valleyofmerbe.blogspot.com/2008/11/el-sallamak-bir-eylem-olmaktan-ktnda.html' title='el sallamak bir eylem olmaktan çıktığında..'/><author><name>merbe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12473649465878528403</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_0BL0vkERdkY/SQo8K-RrNjI/AAAAAAAAAAM/9vraiK2R-uk/S220/untitled80.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry></feed>
