Bu Blogda Ara

Popüler Yayınlar

27 Mart 2009 Cuma

Güneşe Döndüm Yüzümü


Ne zamandır görmüyordun güneşi acaba? Kendine söylediğin kaç yalanla perdelendi gün? İnandırdıkların, inandıkların ne zamandır örüyor ağlarını gözlerine, sesine, yüreğine? Güneşin her gün doğduğunu bile bile neden gecelere sığındın ki? Gecenin sessizliğini huzur sanıp, günün neşesini hiçe mi saydın?


Geceleri yaşamanın güzelliğini, gece yaşamayla karıştırmamak lazım. Geceleri yaşayanlar, bilirler ki gündüz var. Ama çok uzun süre medet umarsan geceden, gece artık sen olursun. Artık sen, karanlık olursun. Karanlık seni nüfusuna geçirir artık. Gecenin yarenliği, gecenin kendi yalnızlığından gelir. Gece muhtaçtır senin ona karşı olan muhtaçlığına. Kendine yaklaşana açar kollarını, çünkü aslında onun ihtiyacı vardır sana. İnandırır seni onun cazibesine. Gözlerini acıtmaz, yüreğini yormaz. Acelelere garketmez seni gece. Uyuşukluğun karıncalı haliyle sarmalar seni. Rahatlığın en fiziksel boyutunu sunar önüne gümüş tepside. Yavaş yavaş zehirler kanını. Bağımlılığın en üst düzeyini yaşamaya başlarsın. Artık sen geceye, gece sana mahkumdur. Alışveriş saatlerle olur. Gün doğmadan biter mesai ve günün batışıyla açılır kapılar.


Gece yalnız da hissettirmez hiç. Değişik saatlerde değişik 'sen'ler diz çöker karşına. Anlatırsın, dinlerler. Yargılamaz, sorgulamaz, gülümserler sadece. Sonsuz bir huzurla, almadığın tepkilerin haklılığıyla bitirirsin gününü henüz gün yeni uyanırken. Ve bir gün farkedersin. Aslında yalnızsındır. Seni dinleyen onlarca 'sen', sen oldukları için dinlerler seni. Aslında karanlığın içini boyamaya başladığı zifir, boğazında tat bırakmaya başlamıştır artık ve sen yudum yudum geceyi içmektesindir. Gecenin isli kokusu, asfaltlarda gezinen kapkara senlere dönüşmüştür nihayet. Artık öldürmen gereken birçok 'sen' ve 'senlik' cirit atmaktadır şehrin sokaklarında. Senin yokluğunla beslenip, kanından içerler. En sevdiğin renkleri de göremezsin artık; önünde açan bir menekşe de siyahtır, renklerine kapılıp aldığın kalemler de. Su gridir, ellerin soluk.


Güneş her gün doğmakta herkesin yüreğine bakarak. Isıtmakta günleri gecenin soğukkanlı duruşuna efelik ederce. Gece, gündüzün üstüne ne de güzel basıyor günü yaşadıktan sonra. Artık gece sadece günü dinlendirmek için var. Gün yeniden gücünü toplasın diye. Güneşini bulmuş herkese selam olsun, bir başka güneşin müdaviminden...

Hiç yorum yok: