Bu Blogda Ara

Popüler Yayınlar

25 Ocak 2009 Pazar

Vurun Zamana


'Biz' oradaydı. Sen de ben de başka yerlerdeyken. Zaman ayrı ayrı akıyordu herkese elbet. Farklı zamanlarda, farlı yerlerde aynı ana yaraşmayacak şeyler yaşatıyordu hep. Zamana ikiyüzlü demek bile alamıyordu insanların içindeki nefreti, mamafih, haketmişti de bunu. Herkese birçok farklı yüzünü göstermişti hep, oyunlar oynamıştı ve bir gün unutmuştu işte kime ne söylediğini. Artık insanlar konuşuyor, konuşuyor, konuşuyordu.

'Biz' bekliyordu zamanının gelmesini, geldiği zaman farkedeceğini düşünerek. Zamanı tanımıyordu çünkü. Zamanın huyuydu ama bu, kılık değiştirip, omzuna değip geçip, daha sonrasında da "Geçtim." diyordu, "Kaçırdın.". Aslında olmayı en çok hakedendi 'biz'...

7 Ocak 2009 Çarşamba

Yarım Yarın


Yarım yarını beklemekte günler, saatlerdir tümlenmek, ben olmak, tam olmak, bütün olmak için ve akrep yelkovan ilişkisi gün geçtikçe olduğundan daha monoton gelmekte sinir bozucu bir şekilde. Yarının yarını getirme olasılığıysa akla geldikçe titretmekte sözcükleri, kıskandırmakta özlem kelimesinin hissettirmeyi görev edindiği o duyguyu.


Yarın yarıma kavuştuğunda belirtili olacak tüm tamlamalar, gerçekten şaşırtacak ünlemler ve beklemenin bir anlamı olacak üç noktada. Sorular gerçekten soru olacak, cevaplar gerçekten cevap. Ben, gerçekten ben olacağım, ve sen gerçekten, gerçekte sen olacaksın. Gerçek olacaksın. Sen olacaksın. Akacağız. Attığım her kulaç sana çarpacak, dalga olup beni alacak. Girdap alıp atacak bizi en kırmızının ortasına. Yüzeceğiz kırmızının en derinine. Sen benim damarlarımda akacaksın, bense gezineceğim saçlarında. Acıkacağız, vuslat süreceğiz ekmeğimize, birbirimizi içeceğiz bir daha susamayacağımızı düşündürünceye.


Yarım, yarına yarın kadar yakın...Yarın, yarıma nefes kadar yakın...Dünse yarından daha olası pratikte. Yarın yokken ben olmayacağım. Gerçek olacağımız gün açılacak göğün kapıları. Günaydın ve iyi geceler tüm hayatım...